AB Yeşil Mutabakatı (Green Deal) Avrupa İklim Yasası

  • Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında, 4 Mart 2020’de AB, ilk Avrupa İklim Yasası teklifini yayınlamıştır.
  • 30 Haziran 2021’de yürürlüğe girdi.
  • Regülasyon niteliğinde ve AB üye ülkelerinde doğrudan uygulanacak.

Yeşil Mutabakatın Türk Şirketlerine Etkisi

’AB’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında bir büyüme stratejisi olarak kurguladığı Avrupa Yeşil Mutabaka? (AYM) çerçevesinde belirlenen hedefler öncelikle AB ülkeleri için bağlayıcı olmakla birlikte ticari ilişkiler yoluyla bu hedeflerin üçüncü ülkelerin sanayisinde dönüştürücü etki yaratması beklenmektedir.’ Türkiye Sanayisinin Bugününe Bakış ve Öneriler Raporu, TÜSİAD, 2023 Önümüzdeki dönemde AB’ye ihracat yapan firmalar

– sınırda karbon düzenlemesi kanalıyla ek maliyetlere ve idari yükümlülüklere,

– döngüsel ekonomi kapsamında ise kaynak yoğun sektörlerden başlamak üzere daha yüksek ürün standartlarına maruz kalacaklardır.

– yeni sürdürülebilirlik raporlaması kuralları ve değer zincirlerinde çevre ve insan hakları odaklı durum tespit ve şeffaflık yükümlülükleri ile karşı karşıya kalmaları muhtemel görünmektedir.

TEDARİK ZİNCİRİ UYUMU (SUPPLY CHAIN COMPLIANCE)

 

Tedarik zinciri uyumu, tedarik zincirinin tüm aşamalarında sadece şirketin kendi operasyonlarında değil, doğrudan veya dolaylı tedarikçilerinin süreç ve operasyonlarında da belirli hukuki güvence ve standartların sağlanmasıdır. 11 Haziran 2021 tarihinde Alman Parlamentosu tarafından kabul edilip yasalaşan Alman Tedarik Zinciri Kanunu ile tedarik zinciri uyumu ‘yumuşak hukuk (soft law)’ olmaktan çıkmıştır. Şirket, doğrudan tedarikçiye ilişkin yükümlülüğün gerekliliklerinden kurtulmak amacıyla kanunu dolanarak dolaylı tedarikçi statüsünde ise, dolaylı tedarikçi, doğrudan tedarikçi olarak kabul edilir.

ALMAN TEDARİK ZİNCİRİ KANUNU HANGİ ŞİRKETLERE UYGULANACAK?

1 Ocak 2023 •3000’den fazla çalışanı olan şirketler (yaklaşık 900 Alman şirketi)

1 Ocak 2024 •1000’den daha fazla çalışanı olan şirketler (yaklaşık 4800 Alman şirketi)

1 Ocak 2025’den sonra •Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler için Yeniden Değerlendirme Yapılacak

ALMAN TEDARİK ZİNCİRİ KANUNU İLE GETİRİLEN YÜKÜMLÜLÜKLER

Doğrudan tedarikçiler

• İnsan Hakları Politika Belgeleri Oluşturulması

• Tedarik zincirindeki süreçlerin insan hakları ihlalleri açısından olumsuz etkilerinin tespitine yönelik olarak risk analizi yapılması

• Olası risklerin önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi ve uygulanması

• Şirket içi şikâyet mekanizması oluşturulması

• Düzenli ve şeffaf raporlama yapılması

• İhlal tespiti halinde ihlali derhal sona erdirmeye yönelik süreç, prosedür ve yetkili kişilerin ve atılacak adımların belirlenmesi

Dolaylı tedarikçiler

Dolaylı tedarikçilerin ihlal davranışına ilişkin ciddi bilgiler elde edildiğinde

• Risk analizi yapmak

• Riski azaltıcı veya ortadan kaldırıcı stratejiler belirlemek

• Doğrudan ihlali gerçekleştiren şirkete karşı uygun tedbirleri almak (Bu tedbirlerin sektörel olarak belirlenmesi önerilmektedir)

Karbon Kaçağı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi

Global Karbon Kaçağının (Carbon Leakage) Önlenmesi Amacı ve Yeknesak bir Sistem Oluşturulması Zorunluluğu AB ile birlikte, AB’nin diğer uluslararası ortakları da bu hedefe ulaşma çabasını paylaşmadıkları takdirde önlemyeceği belirlenmiştir. .

• Karbonkaçağı,  AB’deki üretimin karbon salınımını düşürme konusunda daha az çaba gösteren ülkelere kayması ya da, AB ürünlerinin daha karbon yoğun ürünler ile ikame edilmesi şeklinde olabilir. Böyle bir riskin gerçekleşmesi halinde, global emisyon salınımında herhangi bir düşüş olmayacağı gibi, bu durum AB ve AB endüstrisinin Paris Anlaşmasında yer alan global iklim hedeflerine ulaşma çabasını engellemiş olacaktır.

Karbon kaçağının önüne geçmek için, belirli sektörlere yönelik mekanizmalarını olarak devreye sınırda sokmaktır. karbon ayarlaması Sınırda Karbon mekanizması ile AB’deki yerel ürünlerin fiyatı ve AB dışından ithal edilecek ürünlerin karbon fiyatı eşitlenmiş olacaktır

Sınırda Karbon Düzenlemesi

Avrupa Birliği Komisyonu 14 Temmuz 2021 tarihinde Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasının (Carbon Border Adjustment Mechanism) yasal dayanağını oluşturacak tüzük (regülasyon) teklifini açıkladı. Karbon emisyonu için bedel ödemeden, üretilen belirli tip mallara, belli bir karbon fiyatı ödettirilerek AB’ye ithal edilmesini amaçlamaktadır. AB şirketlerinin, karbon emisyonu için bedel ödememiş rakipleri karşısında rekabet gücünün korunması ve karbon kaçağı riskinin azaltılması hedeflenmektedir. Komisyonun açıkladığı SKD taslağı bir tüzük (regulation) olarak yürürlüğe girecektir. Tüzükler, AB üye devletlerde ulusal hukuk düzenlerine aktarılması gerekmeyen ve yürürlüğe girdikten sonra tüm üye devletlerde doğrudan uygulanabilir niteliktedir

SEKTÖR BAKIMINDAN UYGULAMA ALANI

Demir Çelik Alüminyum Çimento SEKTÖRLER Gübre SKD’ öncelikli olarak karbon yoğun altı sektörden yapılacak ithalatlara uygulanmasını öngörmektedir. Bu sektörler çimento, hidrojen, elektrik, gübre, demir-çelik ve alüminyum Elektrik Hidrojen sektörleridir.

Organik kimyasallar, polimelerler (plastikler) ve amonyak kapsamlarının da dahil edilmesi planlanmaktadır.

Sınırda karbon düzenlenmesi geçiş döneminin bitiminden önce değerlendirilmesi planlanıyor ve kapsamın 2030 yılına kadar potansiyel olarak AB ETS kapsamındaki tüm malları kapsaması (örneğin, madeni yağ ürünleri, kireç, cam, seramik, kağıt hamuru, kağıt, karton, asitler ve toplu organik kimyasallar gibi) hedefleniyor. Bu listenin tam uygulamaya geçildikten sonra kısa vadede (1-3 yıl içerisinde) genişletilmesi ihtimali oldukça muhtemeldir.

Sektörel kapsamın genişletilmesi, yasama sürecinin tekrarlanmasını gerektirmeyecektir, zira Komisyon kendi kendine hareket edebilecektir. Bu nedenle, şu anda listede yer almayan ancak karbon yoğun sektörlerde yer alan şirketlerin SKD mevzuatını yakından takip etmesi ve kısa bir sürede SKD’nın gereksinimlerine uymaya hazır hale gelmesi kritik önem taşımaktadır.

Sınırda Karbon Düzenlemesi Uygulama Takvimi

GEÇİŞ DÖNEMİ(1 Ekim 2023- 2025)

Geçiş Dönemi süresince “SKDM Raporu” verilmesi şart koşularak firmaların 2026’da başlayacak olan sürece hazırlanması hedeflenmiştir. Bu raporlarda, 2023- 2025 yıllarını kapsayan 3 yıllık geçiş dönemi boyunca ithal edilen ürünlerde bulunan doğrudan sera gazı emisyonları yer alacaktır. Geçiş Dönemi boyunca Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması bir bildirim yükümlülüğü olarak uygulanacak olup Komisyon yapılan bildirimlerden pazardaki etkileri anlamaya ve her bir üreticinin karbon ayakizi hakkında bilgi edinmeyi amaçlamaktadır. Bu dönem sonunda yapılan değerlendirmeye göre AB Komisyonu, uygulamanın daha fazla ürün ve hizmetleri içermesi ve/veya mevcut ürünlerde doğrudan emisyonlara ek olarak dolaylı emisyonların da kapsama dahil edilmesi konularında karar verecektir.

GEÇİŞ DÖNEMİ SONRASI: TAM YÜRÜRLÜK (2026 Sonrası)

SKD kapsamındaki ürünlerin ithalatı, ancak yıllık olarak “SKDM beyannamesi” vermek zorunda kalacak olan “yetkili beyan sahipleri” tarafından yapılabilecektir. 2027 tarihinden itibaren Sınırda Karbon Vergisi ödenmeye başlanacaktır. Düzenlemeye tabi teşebbüslerin (ithalatçıların), ithal edilen ürüne gömülü emisyon miktarını her yıl 31 Mayıs tarihine kadar SKDM beyannamesiyle açıklayıp, mütekabil tutarda SKDM Sertifikası’nı yetkili otoriteye teslim etmesi gerekecektir. İthalatçı tarafından teslim edilen her sertifikanın belirli bir bedeli olacaktır. Bu bedel haftalık olarak AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında açık arttırma usulü ile satılan izin fiyatlarının ortalaması olarak belirlenerek her hafta başında Komisyon tarafından internet sitesinde ilan edilecektir. Bu sebeple her ne kadar sertifika olarak adlandırılsa da, ithalat yapılan ürünün için ek bir maliyet olarak ortaya çıkacaktır.